mühürlümüydü dudakların Sen benim ;İmkansızımsın; demeseydin de,
Seninle her imkansıza göğüs gererim; deseydin Belki tüm imkansızlıkları yok ederdim seninle Sen benim rüyamsın; değil de Gerçekleşen rüyamsın; deseydin; Uzağında da olsam yaşatırdım bu gerçeği sende, rüya olmaktan çıkarırdım bizi; Söylemedin ki; Sen benim eş ruhumsun; değil de, Sen aslında Bensin; deseydin; Yokluğunda bile devam ettirirdim sen olmayı, kendimi unutmak olsa da sonu; Söylemedin ki; Seni Seviyorum; değil de, Seni hep seveceğim; deseydin, Yalan da olsa sevgin, hiç dönmeyecek olsan da inanırdım bana bir gün döneceğine; Beklerdim ömrümün sonuna kadar gelmeyişlerini; Söylemedin ki; Seni çok özlüyorum; değil de Seni özlemek bile güzel; deseydin; Ayrı da olsak inanırdım beni her dem yüreğinde yaşattığına, ne kadar uzak olsak da hep yüreğinde yaşayacağıma; Söylemedin ki; Sen benim için çok özelsin; demeseydin de; Özel olan her şey sende saklı; deseydin; Kendimi şimdi böyle basit hissetmezdim, söylediğin hakaretlerin altında bu denli ezilmezdim; Söylemedin ki; Bir gün bitecek; demeseydin de Aslında seni hiç sevmemişim.; deseydin ; En azından delikanlı biri yaşatırdım yüreğimde; Seni bana kendini tanıttığın gibi değil de, benim tanımak istediğim, O cesur, o gerçekçi, o mücadeleci, o sıcak, o delim kalsaydın benliğimde; Ama yapamSöylemedin ki; Sen benimsin; demeseydin de ;Ben sana aidim; deseydin Başka yüreklerde olsan da varlığını hissedebilirdim, bana ait olan hep bende kalır diye; Söylemedin ki; Senin için her zorlukla savaşırım; değil de; Senden gelen hiçbir şey zorluk değil; deseydin; İnanırdım yüreğinin sadece benim için çarptığına, cesaretine; Söylemedin ki; Sen olmadan yaşayamam; değil de, Sensizlik diye bir şey yok; sen var olmasan da benimlesin; deseydin; İnanırdım sevginin sonsuzluğuna, aşkın sıcaklığına; Söylemedin ki; adın ki; Yapmadınki alıntı
sus artık ne olur ağlama yeter ben unuttum sende unut gözlerim, ne ismi aklımda nede gözleri ben unuttum sende unut gözlerim değmezmiş uğruna döktüğüm yaşlara değmezmiş sevmeye aşık olmaya değmezmiş ismini bile anmaya ben unuttum sende unut gözlerim bir rüya idi farzet gördüklerimizi ben unuttum sende unut gözlerim sevseydi terk edip gidermiydi hiç ben unuttum sende unut gözlerim artık ben onu sevmeyecegim sende sevme gözlerim artık ben onu aramayacagım sende arama gözlerim
dost' musun? Öyleyse canın canımdır... Aynan olmalıyım... Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi... Hem sakınmadan, mertçe... Hani bilirsin, esirgemem lâfımı, Ne şekil gelirse, öylece... Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama, Seni de dupduru isterim karşımda... Dostsan, Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden! Arkamdan şikayetlenme! Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme! Lâf değil, icraat beklerim senden! Öyle bak ki, hislerini görebileyim... Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim... Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı! Dil dönerken söylenmeli her şey... Kulak duyarken anlatılmalı... Göz bakarken bakmalıyım sana... Can sağ iken sarılmalı... Keşkelere meydan vermemeli hayatım, Pişmanlıklarla yoğrulmamalı.... Hayır! Dirime selâm vermeyen, Ölüme de fazla yaklaşmasın! Dostsan, ölmemi bekleme! Haklıysam, yaşarken savun beni! Yaşarken yanımda ol! İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan! Ve inanmamışsan, sakın rol yapma! Her söylediğimi onaylaman şart değil... Her yaptığımı beğenmen de gerekmez... Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma! Yadırgayabilirsin beni, Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma... Kandırmanı aslâ kabul edemem! Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama, Beni, bana sormadan yargılama! Her yediğimiz aynı olmaz belki, Her dakikamız birlikte geçmez... Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de, Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım... Belki her çağırdığında gelemem fakat, Derdine ortak ararsan, koşarım... Ben de herkes gibi insanım elbet, Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok! Senin işin bu değil! Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında... Dostsan, Küçümsemeden, küfretmeden, Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma... Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme, sana özel bir limanım, ama... Yorulduğum zamanlarda, Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına... Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim Ve bir deli kadar art niyetsiz... Uğruna seve seve hesabı şaşırırım... Görmezden gelebilirim yanlışlarını... Başkaları enayilik sayabilir, Başkaları akılsızlığıma yorabilir, Bunları dert bile etmem, ama, Sen, aslında aptal olmadığımı, Her an, tekrar tekrar hatırla! Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma! Seviyorsan, cimrilik etme, söyle! Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla, Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum! Neyse, o olmalı insan... Kendisi olmaktan korkmamalı! Kendisi olmaktan kaçmamalı! Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama, Ben olduğum için bırakırsan beni, Yas da tutmam arkandan! Bedel mi? Ödemeyeceksen çıkma yola! İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin... Kendince küser barışır, kendi kendini yersin! Dostsan, mevsimince yağ... Kışsan kar ol, güzsen yağmur... Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem, Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama, Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma... Belki de çok geldi bunca talep... Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma... Sana fazla geldiğim ilk anda, Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin... Geçip gidebilirsin,borçluluk hissetmeden... Mutlaka bir açıklama da beklemem senden, ama, Gitmeye davranırsam bir gün, Sen de karşımda set olma! Dost musun? Öyleyse, canın canımdır, Yoluna baş koymaya hazırım ya, Başını da yollarımda isterim, unutma!
Son saniyelerini vururken Bir önceki yılın saatleri Sensizliğimi anımsatır Son yeni yıl dansımızın anısı.. Sıcaklığını hissederim Göğsüme o yaslanışının Gözlerimde asılı kalan O sevdalı bakışının Saçların gelir aklıma Ve parmak uçların Usulca öptüğüm avuçlarımda En koyu hasretini içerim Yeni yılın ilk yudumunda.. Mustafa Fahlioğulları
Yıllar evvel birbirini çokYıllar evvvel birbirini çok seven iki çiçek varmış.Bunlardan erkek olan ,sevgilisini o kadar çok seviyormuş ki ;baharda açtıklarında diger çiçeklerden onu kıskanıyormuş.Buna dayanamayan erkek çiçek baharda binlerce çiçegin içinde açmak ve kalabalıgın içinde kaybolmak yerine kışın dondurucu sogugunda açarak canından çok sevdigi sevgilisini daha fazla görmeyi hayal etmiş .Yine bahar gelmiş,bütün çiçekler topragı 7 renge boyamışlar. Erkek çiçek kışın kurdugu hayallerini anlatmış.Dişi çiçek sevgilisinin fikirlerini çok begenmiş, bir daha ki sefere hiçkimsenin açmaya cesaret edemedegi ,kışın dondurucu sogugunda açmak için sözleşmişler. Bahar bitmiş ,yaz geçmiş,kış gelmiş. Sevgilisine kavuşma hayali ile yerinde duramayan erkek çiçek ,karın bir yorgan gibi kapladıgı topragı delerek yeryüzüne çıkmış.Bembeyaz karlar içinde o renkleriyle göz kamaştıran sevgilisini aramış...Ama bulamamış . Ümidini yitiren erkek çiçek bir süre sonra üzüntüsünden boynunu egmiş ve sogugun şiddetine daha fazla dayanamamış ve hayatını kaybetmiş.İşte o günden sonra aşkı için kışın dondurucu soguguna bile aldırmadan karların içinde açan çiçege KARDELEN ve ona sadık kalmayıp aldatan sevgiliye HERCAİ adı verilmiş... siz siz olun verdıgınız sözü asla unutmayın